Konyaspor'un Avrupa'ya gitme ihtimali ortaya çıktıktan sonra Konya'lı sporseverler ve yerel basının ardından Aykut Kocaman'da yaptığı açıklama ile bu konuya değinmiş oldu. Aykut Kocaman Çaykur Rizespor maçı sonrası ÜNTV'ye ne demişti:
- UEFA'ya girmek bizim için risktir. Hazır olmadığımızı düşünüyorum.

Aykut Kocaman'ın bu düşüncesine malesef şehrimizdeki bir çok dinamik (Bunda taraftarın büyük bir çoğunluk olduğunu görmek gerçekten üzücü) aynı doğrultuda görüş beyan etti. Yerel basının her zamanki gibi işine gelenleri sunması yada es geçmesi, işine gelene algı operasyonu yapması hususunun şehrin istikbaline olan bu konuda tekrarlamasına hiç girmiyorum bile, belkide böyle yapılmasını isteyenler olmuştur o konuyu bilemeyiz tabiki. Aykut Kocaman'ın açıklamasına paralel kişisel olarak başka bir açıklama eklemeyi kendime vazife bildim. Bunu vazife bildim çünkü ben lafı eveleyip gevelemeden direkt olarak kimlerin Avrupa hedefiyle örtüşmediğini işaret etmek istidem. Benim açıklamamda şu şekilde olacak: Kurumsallaşmamış yıllardır bunu becerememiş yada hiç denememiş, çok yüksek maliyetli olmamasına (araştırıldığı vakit kolaylıkla öğrenilebilinir) rağmen yıllardır bir scout departmanından aciz, futboldan tam anlamıyla anladığı meçhul sadece parası var diye yada yönetici vasfıyla namına nam katan, ilerlemeye ve gelişmeye açık olduğu malesef net olmayan yöneticilerin olaylara bakışıyla Avrupa Kupalarında oynama heyecanının, vizyonunun örtüşmemesi bana gayet normal geliyor ve Avrupa'nın bu açıdan bize bir kaç gömlek bol geleceğini bende Aykut Hoca ile pararlel düşüyorum. Evet bu açıdan hazır değiliz kesinlikle. Davet edilip, edilmeyeceğimiz bile meçhul olan Avrupa Ligi ile alakalı heyecanı en fazla yaşayanın taraftarların bir kısmı olduğu, şehrin bu habere bu olasılığa halen daha kendini alıştıramadığı gün gibi ortada.
Konyalı sporseverlerin bir çoğu Avrupa'ya gitmemenin hayırlı olduğunu çünkü seneyi erken açmanın oyuncular açısından iyi olmayacağını dile getiriyor. Bu konudada kişisel olarak katılmadığımı sosyal medyada bir çok platformda dile getirmeye çalıştım. 1000 TL asgari maaşla çalışan insanlar yılda belki hiç tatil hakkı olmaksızın sıcak, soğuk demeden çalışırken, mesleği itibariyle spor yapan oyuncuların tatil düşünmeye ETİK olarak çokta hakkı olmadığını düşünüyorum. Erken form tutmanın takımın küme düşmesine yol açacağını düşünen kişilerin görüşlerinin bir nebze olsun haksız olduğunu göstermek amacıyla işimi gücümü bıraktım ve bu senede dahil son 11 senede takımların Avrupa serüvenleri ve aynı sene ligde neler yaptıklarını araştırdım. Evet o kadar Avrupa Kupasına katılan takım arasında ligden düşen sadece ama sadece bir tek Karabükspor olduğunu gördüm. Belki araştırmada kullandığım yıl aralığını 11 değilde 20-30 yıl yaparsam bu rakam 2 yada 3 olabilir ama ben rakamın bu kadar artacağına her sene yaz aylarında Avrupa kupalarını ayrı bir hevesle ve dikkatle takip eden birisi olarak pek ihtimal vermiyorum. Tabiki Avrupa Kupalarına katılmanın riski var. Hiç risk yok diyemeyiz ama ayağınızı yorganına göre uzatırsanız, planınızı, programınızı imkanlar çerçevesinde düzenli yaparsanız risk olduğu kadar işinizi kolaylaştıracak noktalar yakalamanızda ihtimaller arasında mevcut.
2015 ila 2004 yılları arasında sezonu en erken açan temsilcilerimizin yer aldığı araştırmayaa geçebiliriz.
Aşağıdaki araştırmaya baktığınız zaman katılımcı takımların büyük çoğunluğunun her sene ligde iddalı bir şekilde yer alan takımlar olduğunu yani kısacası vizyon sahibi ekipler olduğunu görebiliriz.
Konya şehrinin ve takımınında artık bu takımlar gibi sürekli tepelere oynamayı planlayan bir yapıda olmasının gerektiğini ve bunun ilk kıvılcımınında Avrupa Liginde en azından 1 yada 2 eleme olarak atılabileceğini düşünüyorum.